Bizim kanadımızı çok erken kırdılar. İnce uzun parmaklı, ceylan gözlü birer kız çocuğu iken sadece, ince bir bahar dalını 'çıt' diye kırar gibi, ruhumuza değdiği yerden kopardılar kanatlarımızı. Büyüdüğümüz zaman sırtımızdaki yarayı, dünyanın yükü sandık belki bu yüzden. En çok güvendiğimiz insanlar, dolu bir başağın tevazuusunu öğretebilmek için yaptı bunu bize, sanki bu dünyada öğrenecek başka erdem yokmuş gibi. Sen; vasatın cenneti olan bu memlekette, sırtında, kopmuş kanatlarından kalan kanlı yarayı tevazu ile taşımaya çalışmak ne kadar zordur bilir misin?
Bilemezsin! Senin ananın babanın sana öğretmediği erdemlerin de cezasını ben çekiyorum bu hayatta.
Neden? Çünkü bizi yanlış hikayelerle büyüttüklerinden, gelişine şöyle bir omuz atıp "ben seni yenerim lan" diyemiyoruz şu hayata.
Sen vasatsın, bundan haberin yok. Bizim kanatlarımızı kırıp, dolu bir başağın fıtratını uygun gördüler bize.
Kırmayın Ceylan gözlü kızlarınızın kanadını. Hayatı karşılarına alıp: "ben seni yenerim lan" diye bağırabilsinler yüzüne!

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder